1. İstanbul’da gece hayatı üçe ayrılır. Üst sınfın gittiği mekanlar, yabancıların işlettiği Arabic night clublar ve orta sınıftan üst sınıfa geçmeye çalışanların gidebildiği mekanlar. En düşük gelirli vatandaşlar için ise bir gece hayatı yoktur. Düşük gelirli bir vatandaş ancak ava çıkma peşindeyse yalnızca orta sınıfın gittiği mekanlara girebilir.

2. Çok paranız olsa da her istediğiniz mekana giremezsiniz. Müşterilerinin yalnızca üst sınıftan oluşmasını isteyen mekanlar, pazarlama stratejisi olarak ”Biz halka kapalıyız sadece seçkin insanlar buraya gelebilir.” taktiği uyguluyor ve rezervasyon için aranabilecek bir telefon numarası paylaşmıyor. Mekanın sahibi ya da işletmecisi ile arkadaş değilseniz veya size referans olabilecek hiç kimse yoksa bu mekanlara girmek mümkün değil. Bu taktikle mekanlar kendilerini müşteri kitlesinin statü göstergesi haline getirmeye çalışıyor.

3. İstanbul’da gece hayatı, İstanbul’un çok turist alan kozmopolit bir yer olmasının sorumluluğunu taşımak istemiyor. Örneğin üst segment mekanların kapısı, burada hiç tanıdığı bulunmayan, internet-tv ünlüse de olmayan ama harcayacak parası çok olan turistlere dahi kapalı. Oysaki diğer ülklerde en popüler clublara turistler telefonla rezervasyon yaptırarak ya da direkt kapıda uygun görülmeniz durumunda rahatlıkla girebilir.

4. Yurtdışındaki müşteri profilini seçkin tutmaya çalışan clublar ile kıyaslandığında İstanbul’daki mekanların genelde metrekaresi küçük ve kalabalık olduğu için rahat dans etmek zorlayıcı hale gelebiliyor. Ancak üst segment İstanbullular gece klubüne müziğin altında dans etmekten çok alkol içip arkdaşlarıyla sohbet etmek için gittiklerinden dolayı bu durum bir eksiklik ya da sorun olarak görülmüyor.

5. İnsanlar sohbet havasında olduğu için çoğunlukla afro house ve deep house şarkılar çalınıyor. Dans etmek isteyenler de bu melodiler eşliğinde dans ediyor. İstanbul gece hayatında kulağınıza hiç progresif house, tropikal house, elektro house türünde müzikler gelmez.
